19 Aralık 2024 Perşembe

işler ne kadar yolunda kestiremiyorum. bişeyleri inşa ederken diğer yandan yıktıklarım birbirini dengelemiyor kesinlikle. neyse izmirdeyim, bunlar başka bir şehrin problemleri şimdilik.

20 Nisan 2018 Cuma

-neden yazmıyoruz acaba?
+vakti değildir yazmıyoruzdur.
-çok uzun zaman oldu ama.
+olsun. hiç de böyle yaşamamıştık. yazmayı yaşamaya tercih ettiğimiz zamanların rövanşıdır belki.

cânım zeynep. benim rövanş alındı, bak buradayım yine. şehrin üstünde kasvet var, bulutlar kara, bahçeli evler ırak. yalnızlıklardan yalnızlık beğeniyorum. -yine-
fakat henüz tam değil, tam olarak ulaşamadım. vuslat yakındır.

10 Aralık 2017 Pazar

bir şiir üzerine zeyneple saatlerce konuşmayı özledim, saçma sapan şair dedikodularının kafamızda oluşturduğu fazlalıktan memnun olduğumuz zamanları. istanbula ettiği küfürlerden ötürü, tevfik fikret'e attığım tribi hatırladım. ağa kapısındaydık, ağa kapısının kafa dinlemelik yer olduğu vakitlerdi. 'düşünsene istanbulun en güzel manzarası lan zeynep, adamın odasının camında.' masamızın manzarasının da aşağı kalır yanı yoktu tabii.
'seni de bu şehre hapsetseler sen de küfür ederdin dilan.' demişti her zamanki mantıklı haliyle. o hep sakin ve mantıklı, ben hep sabırsız ve fevriydim. hala öyleyiz. daha büyük dertlerimiz var artık. anlatması eskisi gibi keyif vermiyor. türevini alarak anlatıyorum, zeynep eski dikkatiyle dinliyor. birbirimize daha az vakit ayırıyoruz, şairlere de. istanbula küfrediyorum her görüştüğümüzde.

6 Aralık 2017 Çarşamba

insanın şaşkınlıktan dili tutulur, bende o da yok. kaptırmış gidiyorum, layıkıyla hem de. gündüz rakamların peşindeyim, gece şiir okuyorum. insan bir yerden sonra delirir, benim aklım yerinde.
neye ne kadar fırsatım oldu, oturup tartışabiliriz. değişkenler ve sabitler ne kadar göreceli; ikna edilebilirim. hiçbir kabın şeklini alamam ama almış gibi yaparım, ruhu duymaz kimsenin.
zaten kimsenin kimseyi ruhu duymuyor, öyle bir vakit bu. şu saksıdaki çiçeğin inadı bende yok, dert anlattıkça büyüyor. o büyüdükçe, ben küçülüyorum.

12 Kasım 2017 Pazar

bu karanlık sade sana mı?
sadece sana mi daralıyor sokaklar,
sana mı çıkmazlar,
bu bitmeyen imtihanı,
ciğerlerinin sigarayla.
bunca yağmur yağması
hiç hesapta yokken hem de.
sadece sana mı yüz çevirdi
selamlaştığımız ağaçlar.

9 Kasım 2017 Perşembe

konuşmayı dahi unuttum, bütün o afili cümleler, dil bilgisi kuralları buharlaşıp gitti. şimdi getiremiyorum iki kelimeyi bir araya. en çok da erindiğimden. kendimi bir anda kaybetmedim, böyle küçük küçük kayıverdim kendi elimden. kayıp büyük üzüntü az, üzülürken bile eksiğim artık.

4 Kasım 2017 Cumartesi

I.
adıma şiirler yazılmıyor artık,
üstelik ben de kimseyi 
şiir gibi çekemiyorum içime
kafiyelere dokunmamalıyım 
öğrendim,
bana göre değilmiş ulamalar

II.
senin elinde boyalı kalemler vardı
denizlerin biraz daha mavi
kuşların kanatlarını açmış,
yaprakların daha yeşil şimdi, 
ne güzel.

III.
bulutlara değebileceğim 
bir salıncak istemiştim senden
çizemem demiştin
ben de
annemin dizleriyle yetindim

IV.
güneşi doğurmam lazım yeniden,
dağlara misafirliğe çiçeklerle gidilmez
şölene yaraşır bir hediye bulana kadar,
uçurtmalarla idare edeceğim.