29 Kasım 2011 Salı
26 Kasım 2011 Cumartesi
leş
kronikleşmiş bir yalnızlık. ve gecenin en tenha saatleri. ne fark eder, gecenin tüm saatleri kahpe, can alıcı, kan emici. sen yanımda yoksan şayet, gecenin tüm saatleri bir cehennem ateşi. ve barutla yaklaşıyor o ateşe, zamansız hatra gelenlerin leşi. boğulmak kadehteyken güzel, karşı konulmaksızın, çekici. bir de sen bana sıkı sıkıya sarılırsan, hala umut verici. ama gecenin bu saatinde senin bana sarıldığın pek görülmemiştir sevgili. o yüzden gözlerinin düştüğü kadehlere kalıyor işkencelerimin sona erişi. ve sigara dumanları var etrafta; yardımcı, yalancı, kör edici. içimi yakanları dumanla karıştırıp atamayacağımı bile bile... neyin savaşını veriyorum bilemiyorum gerçi.
25 Kasım 2011 Cuma
piç
onca dil döktüm bana mısın demedi,
buymuş onun da işi.
aynı saatte okudu ezanı, yine sabahın beşi.
etrafımda yelkovanlar akrepler kıvranıyor,
yüreğimi kemiriyorlar.
yakalarsam öldüreceğim
o imam olacak piçi.
buymuş onun da işi.
aynı saatte okudu ezanı, yine sabahın beşi.
etrafımda yelkovanlar akrepler kıvranıyor,
yüreğimi kemiriyorlar.
yakalarsam öldüreceğim
o imam olacak piçi.
24 Kasım 2011 Perşembe
yabancı
bir insanın bir insana gitar çalması diye bir şey var. bir insanın bir insana şiir okuması diye bir şey var. yüzünü gördüklerinden hayır göremediysen, hiç görmediğin bir insanı sevebilirsin. yokluğunu hissedebilirsin. söyle ne kadar yabancı olabilirim sana? hayata olduğum kadar değil ya.
18 Kasım 2011 Cuma
göz teması
ben seni gördüm ya hani bugün.
gördüm de kılım kıpırdamadı,
içim sızlamadı ya hani bugün.
iki sene önceme dönmek geldi içimden.
hiçbir şey değil sadece,
bilmek isterdim evvelden.
gördüm de kılım kıpırdamadı,
içim sızlamadı ya hani bugün.
iki sene önceme dönmek geldi içimden.
hiçbir şey değil sadece,
bilmek isterdim evvelden.
'ağlama, geçiyormuş sahiden.'
15 Kasım 2011 Salı
13 Kasım 2011 Pazar
keşke
birbirinden güzel keşkelerim var,
satıyorum yok mu alan?
cevapsız soruları yüreğini kemirmese,
daha güzel yaşamaz mı insan?
cevapsız soruları yüreğini kemirmese,
daha güzel yaşamaz mı insan?
11 Kasım 2011 Cuma
temmuz 09
radyonun sesini kapamak gerekir böyle anlarda,
çünkü beklenmedik bir şarkı
yerin dibini boylamak için ivme kazandırabilir sana.
"ben sende tutuklu kaldım!"
uyuyacağım dedim ama, uyuyamam biliyorum.
şuanki sessizliğimin, senden öncekinden beter olması uyutmaz beni.
olsa olsa biraz daha arttırır,
birim zamanda dökülen gözyaşı selini.
"ne senden öncesi, ne senden sonrası..."
satırları karalıyorum.
kelimelerin kombinasyonu bile,
faydasız kalıyor karmaşamı anlatmaya.
hep uzak durduğum bir sözcüktü 'beklenti'
ama gelişinle hiç de zor olmadı benimsenmesi.
seni sevmenin tadı neden hep acı bilmem ki?
zıtlıklarla doluyum kabul ama
en büyük zıtlık sensin sanırım bana.
bir gelip bir gidiyorsun,
kapı ardına kadar açık nasılsa.
"yandım yâr közlerimi, savur savur bitmiyor..."
üzülmemek için seni silip atacak olsam,
bunu onca yıl içinde belki bin kez yapardım.
ama niyetim yok.
bak ne diyeceğim,
hiçbir şey kalmasın askıda.
eğer gitmezsen, sana güzel bir masal anlatırım?
dilediğin gibi olur her zerresi.
ya da bir şarkı söylerim?
"ben sende tutuklu kaldım!"
diye başlar ilk cümlesi...
çünkü beklenmedik bir şarkı
yerin dibini boylamak için ivme kazandırabilir sana.
"ben sende tutuklu kaldım!"
uyuyacağım dedim ama, uyuyamam biliyorum.
şuanki sessizliğimin, senden öncekinden beter olması uyutmaz beni.
olsa olsa biraz daha arttırır,
birim zamanda dökülen gözyaşı selini.
"ne senden öncesi, ne senden sonrası..."
satırları karalıyorum.
kelimelerin kombinasyonu bile,
faydasız kalıyor karmaşamı anlatmaya.
hep uzak durduğum bir sözcüktü 'beklenti'
ama gelişinle hiç de zor olmadı benimsenmesi.
seni sevmenin tadı neden hep acı bilmem ki?
zıtlıklarla doluyum kabul ama
en büyük zıtlık sensin sanırım bana.
bir gelip bir gidiyorsun,
kapı ardına kadar açık nasılsa.
"yandım yâr közlerimi, savur savur bitmiyor..."
üzülmemek için seni silip atacak olsam,
bunu onca yıl içinde belki bin kez yapardım.
ama niyetim yok.
bak ne diyeceğim,
hiçbir şey kalmasın askıda.
eğer gitmezsen, sana güzel bir masal anlatırım?
dilediğin gibi olur her zerresi.
ya da bir şarkı söylerim?
"ben sende tutuklu kaldım!"
diye başlar ilk cümlesi...
9 Kasım 2011 Çarşamba
7 Kasım 2011 Pazartesi
08.09.2009
pişmanlıklar zincirimdeki en büyük halkam; sen!
hiç mi üzülmez insan, hiç mi içi acımaz?
söz konusu ben olunca mı susar vicdan çanları?
arkasına dönüp yürüdüğü yolda,
tek bir engele de mi takılmaz?
tökezlemez?
bir tek cevabı var,
bu kadar kararlı gidişinin belki de,
ben pembeleri giyerken başlamış yolculuğun desene.
meğer seninle geçirdiğim o kısacık zaman diliminde dahi yokmuşsun.
bana seni tertemiz hatırlayabileceğim
tek bir anı bile bırakmadan kaybolmuşsun.
arkaya dönmekten bahsediyorum,
hiç mi üzülmez insan, hiç mi içi acımaz?
söz konusu ben olunca mı susar vicdan çanları?
arkasına dönüp yürüdüğü yolda,
tek bir engele de mi takılmaz?
tökezlemez?
bir tek cevabı var,
bu kadar kararlı gidişinin belki de,
ben pembeleri giyerken başlamış yolculuğun desene.
meğer seninle geçirdiğim o kısacık zaman diliminde dahi yokmuşsun.
bana seni tertemiz hatırlayabileceğim
tek bir anı bile bırakmadan kaybolmuşsun.
arkaya dönmekten bahsediyorum,
iyimserim yine.
kim bilir belki yüzünü bana hiç dönmedin bile,
yol üstündeyimdir de,
geçerken uğramışsındır hatta he?!
kim bilir belki yüzünü bana hiç dönmedin bile,
yol üstündeyimdir de,
geçerken uğramışsındır hatta he?!
4 Kasım 2011 Cuma
Kaydol:
Yorumlar (Atom)