teselliyi en yakınlarından değil de sağdan soldan bulmaya başladığın o an yok mu? işte o an senin miladın. sar sakla onu, koy kenara. hatta gözünün önünde dursun, daha iyi. çünkü bu senin başkasını dışarı atıp, kendine yönelmeye başladığın ilk an olarak tarihine geçecek, göreceksin.
hiç kimse baki değil (ancak ve ancak) hiç kimse vazgeçilmez değil.
ve sartre'a bırakıyorum son cümleyi.
başkaları cehennemdir.
23 Nisan 2012 Pazartesi
19 Nisan 2012 Perşembe
beyhude
yaşamı nefes almaya indirgediğim şu sıralar, aldığım her nefes bir külfet gibi omzumda. kimseye onun gibi yaslanamıyorum. alışkanlık kelimesini öznesi belleyen cümlelerin affına sığınıyorum. ve daha affına sığındığım neler var kim bilir. sağ bacağımın altında kalan sol bacağım gibi tıpkı. tatlı bi uyuşukluk hissi. kımıldamam lazımdı, kımıldadım. şimdi de ağrıdan duramıyorum. madem bu kadar içler acısı durumun, "niye peki?" diye soruyorsun, duyuyorum. içine huzuru sakladığın tahtaları parçaladım ben, huzurlu da olsa tabut tabuttu çünkü.
9 Nisan 2012 Pazartesi
kondüksiyon
"dikkat et de, ağzın yanmasın."
günlük hayatla haşır neşir
olanca fizik kuralından yalnızca biri,
ısı iletimi
belki de aşkın derdi bizimle değil de, fizikleydi
düşün bir,
yerçekimi, entropi, etki tepki...
yine de ten teması dediğin böyle olmalı.
hem n'apayım ben ısıya dayanıksız mantığı?
madem çaktın çakmağı,
dikkat et de, canın yanmasın
günlük hayatla haşır neşir
olanca fizik kuralından yalnızca biri,
ısı iletimi
belki de aşkın derdi bizimle değil de, fizikleydi
düşün bir,
yerçekimi, entropi, etki tepki...
yine de ten teması dediğin böyle olmalı.
hem n'apayım ben ısıya dayanıksız mantığı?
madem çaktın çakmağı,
dikkat et de, canın yanmasın
2 Nisan 2012 Pazartesi
çöp
elime geçen ne varsa yırtıp attım bugün; anı biriktirmeyi ne kadar çok seviyormuşum meğer. mektuplar biletler bilumum kağıtlar. çöpü boyladılar. kimseden hatıra istemiyorum, kimseden bir tek iz istemiyorum. ve kimseyi de kimseden ayırmıyorum. bu kadar.
buraya kadar.
buraya kadar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)