duygular bazından ele alırsak olayı, ne farkı var acının sevinçten? yahut eylemler bazında, ne farkı var gülmenin ağlamaktan? biri negatif biri pozitif diyeceksiniz belki. iyi de kim sokmuş bunu beynimize tam da bu şekilde? pozitifi negatifi kim ayırmış sahi? ayırmış da önümüze sunmuş. ohh mis ayırdım al tadını çıkar, sorgulama sakın
demiş.
"iki kere iki eşittir beş diyerek matematiği tekrar yazabilirsiniz çocuklar. kimse size bişey diyemez."
diyen sevgili hocamdan yola çıkarak, bikaç dakikanızı istiyorum. yolda yürürken ağlayan bir insana değil de, kahkahalar atan birine neyin var diye sorduğunuzu düşünün mesela. böyle böyle tüm değerleri yeniden kurarız kimse de bize bi'şey diyemez a dostlar. ama kim uğraşacak şimdi değil mi? benim de uğraşasım yok, sadece biraz anlayış istiyorum.
insanlar acı çekerken göz önünde olmanızı gerçekten istemezler. pılını pırtını topla git başka bi yerde acını çek derler.
insanlar acıdan ölürcesine kaçarlar. ağlamak istediğimiz zaman belki bundan yorganın altına sokarız kendimizi. acıdan kaçıp kaçıp en sonunda yorganın altına saklanıp, ona tam da orada yakalanırız çünkü.
oysa doğada her şey karşıtıyla varolmuş. doğum-ölüm, siyah-beyaz, gece-gündüz. lütfen acı çeken insanlara bu dünyadan değillermiş gibi bakmayın ama lütfen. hatrım için yani.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder