11 Ocak 2012 Çarşamba

kaos

hikayemizi yazacağım ama, bir sonu olması gerektiği için hikayelerin, cesaret edemiyorum kalemi elime almaya. artık yitirmekten yoruldum birilerini, iyi ya da kötü yitmesini istemiyorum hiç kimsenin. özellikle de senin. beynimin merkezinde at koşturan köstebekler kenara çekildiler, yerlerinde koca koca boşluklar var. yerlerinde esen yeller var. iyi mi kötü mü bilemiyorum. düşünemiyorum. uzak kaldım. sevdiklerime de sevmediklerime de uzak kaldım bu ara. nasılsını sormaya üşeniyorum, iyiyimi düşünmeye korkuyorum. cümlelerim bir araya gelip tutarlı bir paragraf oluşturamıyor, hepsi tek tek ilan ediyor özerkliğini. oysa baskıcı değilim. parmaklarımdan dökülenleri tanıyamıyorum. yüreğimi terk edenleri de öyle. herkes öylesine yabancı. özellikle de sen. yabancıların en yakını. bitmiyor kaos, ardından kelimelerim ayaklanıyor, isyan ediyor her biri cümlesine. oysa diktatör değilim. hatta isyanı severim. dikenleri varmış kelimelerimin. tenime batıyorlar, sözleşmiş gibiler. hepsinin elinde kurşunsuz mavzerler. sıkıyorlar boş kalan yerlerime ama öldüremiyorlar beni. ölemiyorum işte. ya bağışıklık kazandım ölüme, ya çoktan öldüm öyle dolanıyorum yeryüzünde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder