yapmak istemediğim şeyleri yapıyorum. içimden gelmeyenler kapımın önünde kuyrukta. zorunluluk oldu eğlenmelik şeylerim. mükemmel bir uyum ve sinsi bir sırayla birbirlerinin yerini alıyor kavramlarım. hayallerimi yıkıp yerine hatıralar koyuyorum. artık patron onlar, hissiyatsızlığımın kölesi oldu bütün insani yanlarım. herkesten bir farkım yokken bakıyorum kendime, mutsuzluğa hakkın mı var, diyorum. ben 'ben'i seçemiyorum ki, kendime uygun davranayım. ben 'ben'den geçemiyorum ki, bütün zincirlerimi kırayım. arafında içinde bir arafa doğru sürüklenmek bu. gözümü karartmalarım eskide kaldı çünkü. korkağın biriyim artık ben.
korkaklar uzun yaşarlar, bir korkak için zaman geçmek bilmiyor çünkü. yaşamak dediğinin bu olmadığını da ölüme en yakın çizgide anlarlar. her şey için çok geç olduğu zaman. işte ben o -her şey için çok geç-lerin insanıyım.
neyse, nerede kalmıştık??
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder