18 Haziran 2012 Pazartesi

nadasta unutulmuş bir toprak
ya da kırılan bir kadehin 
kuytuda kalmış cam parçaları 
kim bilir, kimin ayağına batacak? 
umudu ekmek belleyemeyecek bir fakirlik
nasıl da yapışmış üzerine, 
varoluş bedenin hapis
'öteki' ve 'beklenti' baş köşesinde lûgatının
yine de sıkıca sarılmışsın silahına, 
savaş meydanı ortalık 
kan gövdeni götürüyor, 
bir özkıyım bu, 
göremiyor musun? 

hayallerini aldırmak için geç kaldın 
dünya piç nüfusuna katkın çoktan hazır 
yorulma, 
senden onlara ne ana olur, ne baba 
cebindeki tüm iyelik eklerini boşalt 
oksijen israfısın, hacet yok inkara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder