annemin başlıca takıntıları vardır.
-çaydanlığın üzerindeki su lekeleri.
-mutfak dolaplarındaki parmak izleri.
-yumurta ve tavuk kokusu. (köküne çamaşırsuyu dökün %100 çalışıyor.)
-son olarak, ocağın kirli olması.
bazen bütün sıkıntılarının bunlar olduğunu düşünüyorum. bazen de bütün sıkıntılarını bunlar aracılığıyla dışarı döktüğüne inanıyorum. bir nevi hedef şaşırtma diyebiliriz buna. eğer canı çok sıkılırsa mutfağa geçip en baştaki sandalyeye oturur ve bir sigara yakar. eğer ağlamak isterse yine aynı sandalyeye geçer, fakat bu kez ışıkları yakmaz. eğer çok mutluysa hiç üşenmeden bildiği en güzel yemeği yapar, hatta yemekleri tabağa koyarken bile afili olmasına dikkat eder. dedikoduyu bile en çok mutfakta yapmaktan zevk alır. mutsuz olduğu zamanlarda da 'yemek yapmadım bu akşam, başınızın çaresine bakın.' diye söylenir. ruh halinin, mutfaktaki konumuyla çözebileceğim bir bilinmeyenli bir denklem olduğunu düşünürüm hep.
onu mutfağa bu kadar bağımlı yapan şey her neyse, o şeyden nefret ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder