10 Eylül 2017 Pazar

sevgili ozan,

bu oldukça uzun bir mektup olacak, üstelik diğerlerinden farklı olarak dokunamayacaksın da. senden sonra yazdıklarımın ehemmiyetinin kalmadığını düşünüyorum. biliyorum gönderdiğim her şey hala duruyordur sende.
özel ya da farklı insanlar olduğumuzu düşünmüyorum ama bir şeylerin kıymetini bildiğimiz kesin. hala küçük bir kız çocuğu ile kocaman bir kadın arasında yaşadığım bir dilemma var, beynimi parçalıyor. ama o kız çocuğunu öldüremesem de pasifleştirdiğim kesin. şimdi salıncakta sallanmak istemez canım.  annemin dizlerinden başka bir sığınağımın olmadığını öğretti bana yıllar. çok fazla insan geçti hayatımdan, üzen de oldu üzdüğüm de. aşık olduğum da oldu, nefret ettiğim de. çok insan kaybettim, -henüz kimsem ölmemişti- sen varken. o zamanlara evet dönmeyi kesinlikle çok isterdim. tek derdimin senin saçma sapan davranışlarının olmasını çok isterdim. öyle yazdığımız şiirlerdeki gibi romantik acılar da değil, sana insanın göğsüne öküz oturmasının tarifini yapabilirim. işin kötüsü daha büyüklerinin sıraya dizilmiş olmasından aklımı alamıyorum. çok insan kaybettim. çiçek olduklarına inanıyorum, ama bu kadar erken bir yaşta böylesi zengin bir bahçeyi ister miydim bilmiyorum.

binlerce yüz tanıdım, binlerce şey öğrettiler bana iyi ya da kötü. sonunda birkaçı hariç hiçbirini bir daha görmek istemedim. idealistliğimi çöpe attığım bir çarkın içindeyim, şimdiki aklım olsa bambaşka tercihler yapardım evet. buradaki insanlar öyle farklı ki, hiç öyle bildiğimiz gibi değiller. her biri birer kara delik. çok fazla şey öğrendim, çok azından memnun oldum. hayal gücümü götürdüler, realizmin esas şimdi köpeği oldum.

artık senin bildiğin insan değilim, ama sen o insanı sakla. en azından kağıtlarda kalsın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder